Latincede zil, çan çalmak anlamına gelen ‘‘tinnire’’ sözcüğünden köken almıştır. Herhangi bir uyarı olmaksızın kulaklarda veya kafa içinde algılanan ses olarak tanımlanan tinnitus, işitme sisteminin en sık görülen semptomlarından birisidir. Bazı hastalıkların ilk belirtisi olabileceği gibi, başka hiçbir hastalık olmadan tek başınada görülebilir. Kulak çınlamasında sesler anlamsızdır. Bazen dışarıdan hiç ses gelmemesine rağmen kişiler insan sesi, müzik sesi gibi anlamlı sesler duyabilirler ki bu durum hallusinasyon olarak adlandırılır ve psikiyatriyi ilgilendirir.
Kulak çınlamasının görülme sıklığı, her yaş grubunda farklılık göstermektedir. Genel olarak toplumun %17’sinde görülür, ancak yaş ilerledikçe bu oran %33’e kadar çıkar. En fazla 40-70 yaşları arasında görülür.
Kulak çınlamasının nasıl oluştuğu tam olarak açıklanamamıştır. İşitme sisteminin anatomik veya fonksiyonel bozuklukları sonucu ortaya çıkabileceği öne sürülmüştür. Kulak çınlaması iki grupta incelenebilir. Objektif çınlama dışarıdan başka bir kimse tarafından duyulabilen sestir. Bu tip kulak çınlamalarında damar anomalileri, damar tümörleri, atardamar ve toplardamarlar arasında malformasyonlar - şantlar, kulak siniri etrafında damarsal luplar, damar darlıkları veya anormal yerleşimli atardamarlar, toplardamarlar etrafındaki kemik duvarların incelmesi veya erimesi söz konusu olabilir. Bu tip damar hastalıklarının yanında östaki tübünün yeterli işlev görememesi, damak adalelerinin devamlı ritmik kasılması veya üzengi kemikçiğinin adalesinin spazmı da benzer çınlamalara yol açar. Ses hekim tarafından da duyulduğu için hekim sese göre hastalığa yönelik tetkikler yaparak tanıyı koyar ve hastalığa yönelik tedavi yapar.
Subjektif çınlama sesin yalnız hasta tarafından duyulması, başka bir kişi tarafından duyulmamasıdır. İç kulak tipi çınlama olarak da adlandırılır. Bu tip çınlamalar dış kulak yolu tıkaçları sonucu olabileceği gibi orta ve iç kulak hastalıklarına bağlı da olabilir. Tiroid bezi hastalıkları, vitamin eksiklikleri, multiple skleroz gibi sinir sistemi ile ilgili dejeneratif hastalıklar, bazı antibiyotikler, ağrı kesiciler, antidepressanlar kulak çınlamasına neden olabilirler. Bunların yanı sıra çene eklemi rahatsızlıkları, depresyon psikolojik rahatsızlıklar gibi rahatsızlıklar da çınlama nedeni olabilir. Hekim kulak çınlamasını değerlendirirken çınlamanın frekansını, şiddetini, maskelenebilme özelliğini araştırmalı rezidüel inhibisyon olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmalıdır. KENT KBB’de kulak çınlaması ile ilgili incelemeleri yapacak gelişmiş teknolojik alt yapı mevcut olup, tüm incelemeler detaylı olarak yapılabilmektedir.
Kulak Çınlaması Tedavisi
Kulak çınlaması tedavisinde amaç; öncelikle çınlamanın hastanın hayatını tehdit edecek bir hastalık nedeniyle ortaya çıkmadığını kanıtlamak, daha sonra tedavi edilebilecek hastalıkları tedavi etmek, mümkünse çınlamayı tamamen ortadan kaldırmak, bunun mümkün olmadığı durumlarda ise hastaya daha az rahatsızlık vermesini sağlamaktır. Öncelikle hastaların ilaçla tedavi olup olamayacağı araştırılır. Bu amaçla çeşitli ilaçlar denenmiştir. Bunların arasında Prostoglandin agonistleri, Kalsiyum kanal blokerleri, Trimetazidin, Ginkgo biloba ekstreleri, Betahistin hidroklorür, Antidepresanlar, Antiadrenerjikler, Antikolinerjikler,
B enzodiazepinler gibi ilaçlar sayılabilir. Bu ilaçlardan faydalanılamadığı durumlarda kulak çınlamasının maskelenip maskelenemeyeceği araştırılır. Bu amaçla çeşitli maskeleme cihazları geliştirilmiştir. Ancak içkulaktan kaynaklanan çınlamayı azaltmak amacıyla Biofeedback, Elektrik stimülasyonu, Transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonu (TENS) gibi çeşitli elektroterapi cihazları da kullanılmaktadır. Kliniğimizde kullanılan biofeedback cihazı özel bir cihaz olup
- EMG biofeedback
- Termal biofeedback
- Galvanik deri cevaplarına bağlı biofeedback
- Solunum biofeedback fonksiyonlarına sahiptir.
Biofeedback’te yüzeyel elektrotlar kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalar, biofeedback’in en az 2 hafta süre ile kullanılması gerektiğini göstermektedir. Seans süreleri ise 15-50 dakika arasında değişim göstermektedir.
Son zamanlarda lazer tedavisi, basınç tedavisi, manyetik alan yaratma ve elektrik stimülasyon tedavisi gibi tedaviler de kullanılmaya başlanmıştır. Akupunktur, Psikoterapi, Hipnoz, Meditasyon, Tinnitus Habituation Terapi (THT) gibi diğer nöropsikolojik tedavi yöntemleri de uygulanabilir. Tinnitus Habituation Terapisi (THT) günümüzde en yaygın kullanıma sahip olan tedavi yaklaşımlarından biridir. Amaç çınlamanın algılanmasını ve verdiği rahatsızlığı azaltmaktır. Ancak her zaman kulak çınlaması tamamen yok olmamaktadır. Habituasyon, çınlama ile ilgili sinirsel aktivitenin ilgili beyin bölgelerine ulaşmasını engelleyerek, çınlamanın algılanmasını ortadan kaldırır. Çınlama retraining tedavisi de çınlamanın algılanmasını bozmaya yarayan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemin başarılı olması ve adaptasyonun sağlanabilmesi için de hastayla düzgün bilgi alışverişinde ve temasta olmak büyük önem taşımaktadır.
Tüm bu tedavi yöntemleri KENT KBB’de mevcut olup, KENT KBB tüm bu yöntemleri bünyesinde barındıran ve bu konudaki uzman ekibi ile uygulayan dünyadaki sayılı merkezlerden birisidir.
Bazı durumlarda ise cerrahi tedavi gerekebilir. Endolenfatik kese cerrahisi, Stellat ganglion blokajı, 8. sinirin kesilmesi, Timpanik pleksusun kesilmesi, Korda timpaninin kesilmesi, Koklear sinirin vasküler dekompresyonu, Labirentektomi, Stapedektomi, Koklear implantasyon gibi cerrahi tedaviler hastanın ihtiyacına göre yapılabilir. Tüm bu cerrahi yöntemler KENT KBB’de uygulanmaktadır.
Sizinde kulak çınlaması veya kulakta uğultu sorununuz varsa gelin uzman kadromuz ile size yardımcı olmaya çalışalım