KENT KULAK BURUN BOĞAZ

25.02.2018

Turgutreis cad. No:25 Anadolu Meydanı (Tandoğan)/ ANKARA

Vertigo (Baş Dönmesi)

Baş dönmesi (vertigo) hastanın kendisinin veya çevredeki eşyaların dönmesi demektir. Kulak ile ilgisi olmayan göz kararması şeklindeki yakınmalardan ayırt edilmesi gerekir. Tüm hasta guruplarında sıkça görülebilir ve erkeklere oranla kadınlarda daha sık gözlenir. Baş dönmesinin toplumda görülme sıklığı yaşla artmaktadır. Baş dönmesi hissi beyin, omurilik, gözler, eklemler ve kaslar birçok organ ve sistemlerin hastalıklarında ortaya çıkmakla beraber,  gereçk baş dönmesi iç kulak rahatsızlıklarında görülür. Bazen psikolojik nedenler de baş dönmesine neden olabilirler. Yapılan testler ile baş dönmesinin psikolojik kökenli olup olmadığı anlaşılabilir. Ancak stres ve psikolojik gerginlik de damar spazmı yaparak baş dönmesine neden olabilir.


Baş dönmesinin kulakla ilgili nedenleri

 

Endolenfatik hidrops: İç kulağın zar labirentinde sıvı miktarında artış sonucu baş dönmesi ortaya çıkmasıdır. Beraberinde motor sesi gibi uğultu, dalgalı işitme kaybı ve kulakta basınç hissi olabilir. Dalgalanan işitme seviyeleri (özellikle düşük frekanslarda) ile birlikte, motor gürültüsü şeklinde uğultu, baş dönmesi atakları birlikte oluştuğunda Meniere Hastalığı olarak adlandırılır.

•     İç kulak enfeksiyonu (labirentit)
•     Denge sinirinin etkilenmesi (vestibüler nörinit)
•     Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV): BPPV'nin başlangıcı anidir ve birkaç dakika sürer ancak tekrarlayabilir. Yatakta dönme veya başı arkaya çevirme gibi başın belirli pozisyonlarını hemen takiben görülen baş dönmesi atakları mevcuttur. 
•     Perilenfatik Fistül
•     Otoimmun vestibülopati 
Migren, Vertebro-basiller yetmezlik, Multiple skleroz, Denge merkezinin kanlanmasının bozulması, Damar basıları, Tümörler de baş dönmesi nedeni olabileceği için bu hastalıkların olup olmadığı da araştırılmalıdır.

TANI YÖNTEMLERİ

Odyolojik Tetkik ve DeğerlendirmeBaş dönmesi ve çınlama hastalarında yapılması gerekli en temel tetkiklerden birisi işitme testi olarak bilinen odyolojik tetkiktir. Bu tetkik hekime baş dönmesine yol açabilen bazı hastalıklar konusunda ipucu vermekte ve teşhis konulmasına yardımcı olmaktadır.

Vertigoda tanı konulmasında kullanılan tüm yöntemler Kent KBB' de mevcuttur.

Videonistagmografi (VNG)

Bu test ile göz hareketleri elektronik ortamda kaydedilerek bilgisayarda analiz edilir. İç kulak ve kulak sinirleri ve beyin denge merkezi arasında bir rahatsızlık olup olmadığı araştırılır. Bu yöntemle Okulomotor testler, Dinamik, statik pozisyonel testler ve Kalorik testler yapılabilir. İç kulak denge sistemleri birbiri ile karşılaştırılarak iki taraf arasında fark bulunup bulunmadığı hesaplanır. Fark varsa o tarafta hastalık var demektir. Bu şekilde baş dönmesi olan hastalarda hastalığın hangi tarafta olduğu, nereden kaynaklandığı anlaşılabilir.

Statik Posturografi

Statik posturografide farklı testler uygulanarak  her bir organ sistemi ayrı ayrı test edilir, sorunun kulak, göz veya kas-eklem sistemi ile ilgili sıkıntılara bağlı olup olmadığı saptanır. 

Statik posturografi, sorunun gerçek kaynağını tespit etmekle kalmayıp aynı zamanda rehabilitasyonda ve hastanın gösterdiği gelişimi değerlendirmekte de kullanılır.

Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV)

Baş dönmesi genellikle hastanın yatakta sağdan sola, soldan sağa dönmesi sırasında ya da başın ani olarak sağa ya da sola dönmesi sırasında ortaya çıkar ve genellikle bir-iki dakika sürer. Hastalığın oluşmasındaki sebep denge organındaki otolit adı verilen küçük partiküllerin yer değiştirmiş olmasıdır. Dix-Hallpike testi denilen ve başın özel bir pozisyona getirilmesinde baş dönmesinin ortaya çıkması ve bu sırada gözlerde nistagmus adı verilen hızlı ve ritmik hareletlerin gözlenmesi ile konulur. Tedavide yer değiştirmiş olan otolitlerin tekrar orjinal pozisyonlarına dönmesi için uygulanan çeşitli manevralar tanımlanmıştır. Bunların içerisinde en sık kullanılanı Epley manevrasıdır. Hastalığın sık tekrarlaması ve otolit repozisyon manevraları ile düzelmemesi durumunda cerrahi tedavi gündeme gelebilir.

Meniere hastalığı

Meniere hastalığı şiddetli baş dönmesi, kulakta dolgunluk hissi, çınlama ve işitme kaybı ile karakterize bir hastalıktır. Hastalığın oluşumundaki temel mekanizma iç kulak sıvısının (endolenf) miktarındaki artıştır. Tipik olarak baş dönmesi ani başlar ve birkaç saat sürer. Baş dönmesi oldukça şiddetlidir. Hasta bu sırada dengesini sağlayamaz ve yatmak ihtiyacı hisseder. Genellikle mide bulantısı ve kusma tabloya eşlik eder. Birkaç saat içerisinde baş dönmesi hafifler ancak dengesizlik birkaç gün devam edebilir. Hastalık ataklar halinde sürer ve yıllar içerisinde atakların sıklığı ve şiddeti artar. Hastalık başlangıçta genellikle tek taraflı iken yıllar içerisinde her iki kulak etkilenebilir.

Vestibüler nörinit

Denge sinirinin viral enfeksiyonu sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Ani başlayan çok şiddetli baş dönmesi ile karakterizedir. Baş dönmesi hasta başını oynatamayacak ve yürüyemeyecek derecede şiddetlidir. Beraberinde bulantı ve kusma mevcuttur. Baş dönmesi günlerce devam edebilir. Genellikle birkaç günden sonra baş dönmesinin şiddeti azalır, ancak dengesizlik bir süre daha devam eder. Yaşlılarda iyileşme 4-5 haftayı bulabilir. Vestibüler nörit sonrasında hastada pozisyonel vertigo görülebilir.

VERTİGO TEDAVİSİ

Baş dönmesini artıran nedenlerin ortadan kaldırılmasıHastadaki mevcut stresin önlenmesi, alkol ve sigara içilmesinin yasaklanması, kafein ve tuz kısıtlaması hastanın şikâyetlerini azaltabilir. Ayrıca baş dönmesi baş hareketi ile ortaya çıkıyorsa bu baş hareketlerinden ve başı bu pozisyona getirmekten kaçınılmalıdır. Eğer baş dönmesi pozisyonel yani başın belirli pozisyonları ile ortaya çıkıyorsa(BPPV) ise bu hastalığın tedavisi  Epley manevrası ile muayene esnasında yapılabilir.

 

İlaç tedavisi

Tedavi

Ani başlayan baş dönmelerinde hastanın yatırılarak damar yolundan sakinleştirilmesi ve baş dönmesinin kontrol altına alınması gerekir. Baş dönmesinin şiddetli olduğu dönemde tedavinin amacı baş dönmesini ortadan kaldırmak, bulantı ve kusmayı önlemektir. Hastalarda sıklıkla kusma olaya eşlik ettiğinden ağızdan alınan ilaçların etkinliği yetersiz kalacaktır. Bu yüzden ilk günlerde ilaç tedavisinin kas içine enjeksiyon ve/veya damar yolu ile verilmesi ve genellikle hastanın yatırılarak tedavi edilmesi daha uygundur. Sıklıkla kullanılan ilaçlar antihistaminikler, antiemetikler ve benzodiazepinlerdir. İlaç tedavisi ile 2-3 gün içerisinde hastada oldukça rahatlama meydana gelir. Baş dönmesi geçince ilaçların bir an önce kesilerek denge egzersizlerine başlanması gerekir. Denge egzersizleri kompanzasyonun gelişimi için çok önemlidir. Meniere hastalığında atakların önlenmesinde en önemli faktör tuz kısıtlamasıdır. Tuz kısıtlamasının yanı sıra hastada diet düzenlemesine gidilmeli ve kafein azaltılmalıdır. Ayrıca stres hastalığı tetikleyen önemli bir faktördür. 

Baş dönmesi geçince ilaçların bir an önce kesilerek denge egzersizlerine başlanması gerekir. Denge egzersizleri kompanzasyonun gelişimi için çok önemlidir. Baş dönmesinin kontrol altına alınması ve tekrarlamasının önlenmesi amacıyla ağızdan vazodilatatörler ve diüretikler kullanılabilir.  ilaçlar uzun süreli verilmelidir. 

Bilateral ileri derecede işlev görmeyen  işitme kaybı ile birlikte olan baş dönmesinde streptomisin veya gentamisin gibi ototoksik ilaçlar damar veya kulak yoluyla verilerek baş dönmesi önlenebilir. 

Uzun süreli tıbbi tedavi ile sonuç alınamayan ve hastanın kaliteli yaşam sürdürmesinin mümkün olmadığı durumlarda cerrahi tedavi gündeme gelebilir. Genel olarak cerrahi tedavi tek taraflı hastalarda uygulanabilir.  Vestibüler rehabilitasyon, hastanın tekrarlayan hareketler ile baş dönmesine alıştırılması, baş dönmesinin azaltılması amacıyla yapılır. Nedene bağlı olarak hastanın semptomlarına yardımcı olmak ve rehabilitasyon programı ile iyileşmeyi hızlandırmak mümkündür.

Kent KBB’de baş dönmesinde kullanılan tüm tedavi yöntemleri başarı ile uygulanmaktadır.



Diğer Makaleler

KENT'ten haberdar olun!