Burun Tıkanıklığı Sebepleri
Keywords: burun, burun tıkanıklığının sebepleri, burun tıkanıklığı.
Etyofoji
anatomik anormallikler
Septum deviasyonu: Burun tıkanıklığının en sık sebeplerinden biridir. Nazal septumu oluşturan kıkırdak ve kemikler, burun pasajının bir tarafına yer değiştirebilirler. Bu durum, sıklıkla travma sonrası meydana gelirken, konjenital de olabilir. Septumun deviye olduğu tarafın karşı tarafında kompensatuar konka hipert-rofisi görülür. Bu yüzden hastalar, burun tıkanıklığının, deviasyonun olduğu tarafta değil de, konka hipertrofisinin olduğu tarafta olduğundan yakınabilirler; bu duruma paradoksik nazal obstrüksiyon adı verilir. Septum deviasyonunun tedavisi, septoplasti ameliyatıdır.
Eksternal burun deformitesi: Burun tıkanıklığına katkıda bulunan eksternal burun deformitesi rinoplasti teknikleri ile düzeltilmelidir.
Konka hipertrofisi: Mukozal veya yapısal hastalıklara bağlı olarak konka hi-pertrofisi, burun tıkanıklığına sebep olur. Mukozal hastalık söz konusu ise, topi-kal steroidler; allerji varsa, topikal kromolin sodyum faydalı olabilir. Yapısal bozukluklarda, konkanın cerrahi olarak küçültülmesi gerekir. Konka kemiğinin submü-köz rezeksiyonu yapılır. Konka kemiği dışa doğru kırılabilir. Total konka rezeksi-yonu yapılmamalıdır; daha sonraki dönemde atrofik rinite bağlı burun tıkanıklığı gelişir. Kriyoterapi, elektrokoter, konka içine depo-steroid enjeksiyonu diğer olası uygulamalardır.
Septum perforasyonu: Septum perforasyonu, sıklıkla burun ameliyatları sonrası gelişir. Bunun yanında, kokain kullanımı, sık burun karıştırma, epistaksis nedeniyle koterizasyon, burun travması, septal hematom ve absenin yanlış drenajı, tümörler ve burunun granülomatoz hastalıkları sonrası ortaya çıkabilir. Sık kabuklanma, kanama, nefes alırken ıslık sesi gibi ses çıkması ve burun tıkanıklığı öne sürülen şikayetlerdir. Geniş ve tek burun boşluğuna rağmen burun tıkanıklığının sebebi, burun rezistansı formülünün matematiksel çözümlenmesinde yatmaktadır. Tedavisi, çeşitli fleplerle perforasyonun kapatılması veya septal button kullanılmasıdır.
Alar kollaps: Konjenital olarak, ilerleyen yaşla birlikte veya daha sıklıkla ri-noplastide aşırı kıkırdak rezeksiyonu sonucu burun kanatları inspiriyumda içeri çökebilir. Hastalar, yanakları laterale çekildiğinde rahatlarlar. Tedavisi, kollabe olan bölgenin kıkırdak ile desteklenmsidir.
Nazal valv bölgesinde darlık: Nazal valv, solunum yollarının rezistansı en yüksek bölgesidir. Septum ile üst lateral kıkırdağın arasındaki açıya nazal valv denir. Normal valv açısı 10°'dir. Buradaki en ufak darlık ciddi burun tıkanıklığına yolaçar. Tedavisi, ameliyatla bu bölgenin normal anatomisine kavuşturulmasıdır.
Septal hematom veabse: Burun travması sonrası septum mukoperikondriumu altında kan birikmesi, burun tıkanıklığına yolaçar. Hematom kıkırdağın beslenmesini de bozar. Farkedilip drene edilmezse, abseye dönüşür ve yaygın septum kıkırdağı nekrozuna sebep olur. Tedavileri, erken teşhis, drenaj ve antibiyotiktir.
Koanal atrezi: Koanal atrezi, posterior koanaların konjenital olarak nazofa-rinkse açılmaması durumudur. Tedavisi, endoskopik veya konvansiyonel yöntemle atretik bölgenin açılmasıdır.
Yabancı cisim: Çocuklarda ve zeka seviyesi düşük kişilerde, tek taraflı, pis kokulu burun akıntısı yabancı cisimi düşündürmelidir. Tedavisi, yabancı cismin çıkarılmasıdır.
Kitleler
Adenoid hipertrofisi: Çocuklarda burun tıkanıklığının en sık sebebi adenoid hipertrofisidir. Çocuklar ve aileleri sıklıkla geceleri ağzı açık uyuma, horlama ve burun tıkanıklığından yakınırlar. Adenoid aynı zamanda, orta kulak enfeksiyonu için enfeksiyon kaynağıdır. Tedavisi adenoidektomi ameliyatıdır.
Nazal polip: Nazal polipte, burunda soluk renkli, üzüm salkımı gibi kitleler vardır. En sık etmoid sinüsten kaynaklanır. Çocukta nazal polip varlığında kistik fibro-zisten şüphelenilmelidir. Samter sendromu, aspirin hassasiyeti, nazal polip ve bronşial astımdan ibarettir. Nazal polipin tedavisi, etmoidektomidir.
Tümörler. Erişkinlerde burunda en sık epidermoid karsinom görülür; bunun yanında minör tükrük bezi tümörlerine de sık rastlanır. Adölesan erkeklerde ise en sık nazofaringeal anjiyofibrom görülür. En sık şikayetler, burun tıkanıklığı ve kanamadır.
>
Mukozal hastalıklar:
Rinitler. Viral, baktetial ve fungal rinitler, allerjik rinit, nonallerjik rinit, vazomo-tor rinit, rhinitis medikamentosa ve atrofik rinit, burun tıkanıklığının en sık sebepleridir. Hamilelikte, hipotiroidi ve diabetes mellitustada burun tıkanıklığı görülür. Sinüzit, mukozal ödem nedeniyle burun tıkanıklığına yolaçar.
Çevresel iritanlar, relapsing polikondrit, Wegener granulomatozu, polimorfik retikülozis, letal midline granüloma, rinosklerom, sarkoidozis, tüberkülozis ve sitiliz, burun tıkanıklığının daha az rastlanan sebepleridir.
>
|