|
|
Sinüzit ve Burun Tıkanıklığı
Keywords: burun tıkanıklığı, burun tıkanıklığının sebepleri, burun kanaması, burun anatomisi, burun kanamasının sebepleri.
Sinüzit, paranazal sinüs mukoperiosteumunun enflamasyonudur. Sinüzit, nadiren tek bir paranazal sinüsle sınırlıdır; genellikle birden fazla sinüs tutulmuştur; bunun sebebi, sinüzitin ostiomeatal kompleksi tutmastdır.
Maksiller ve etmoid sinüsler doğumda mevcutken, sfenoid ve frontal sinüsler daha ilerleyen yaşlarda gelişirler. Sinüslerin tam gelişmesi 18 yaş civarında tamamlanır. Frontal sinüs boyutları kişiden kişiye çok değişir; frontal sinüs rudi-menter olabileceği gibi, hiç gözlenmeyebilir. Frontal sinüs, nazofrontal duktus yoluyla, orta meadaki frontoetmoid resese boşalır. Etmoid sinüsler, doğumda en gelişmiş sinüslerdir. Anterior ve posterior olmak üzere iki gruptur. Anterior etmoid sinüsler, orta meaya, posteriorlar da üst meadaki sfenoetmoid resese boşalır. Etmoid sinüsler orbitadan çok ince bir kemik ile ayrılır; bu kemik lamina papirasea olarak adlandırılır. Bu kemik çok ince olduğu için, çocuklarda etmoid sinüzit sıklıkla orbital komplikasyonlara yolaçar. Maksiller sinüs de orta meada infundibuluma boşalır. Sfenoid sinüs ise üst meadaki sfenoetmoid resese dökülmektedir.
Sinüzit patogenezinde orta meadaki ostiomeatal kompleks kilit rolü oynamaktadır. Ostiomeatal kompleks, etmoid bulla ile unsinat proses arasında kalan yarıktan ibarettir. Yarığın içindeki boşluğa infundibulum, yarığın orta meaya açıldığı ağzına semilunar hiatus adı verilir. Buradaki mukoza ile örtülü geçitler çok dardır ve enflamasyon nedeniyle gelişen ödem sonucu kolaylıkla tıkanır. Ostiomeatal kompleks bölgesine, maksiller, ön etmoid ve zaman zaman da frontal sinüs boşalır. Ostiomeatal kompleksteki ödem, bu üç sinüsün ostiumunu tıkayarak drenajını bozmakta ve sinüzite neden olmaktadır.
Normal sinüs fizyolojisinde 3 önemli faktör vardır: Sinüs ostiumunun açık olması, silier aktivite ve nazal glandüler sekresyonların yapısı. Silia, görevini yeri-
ne getirebilmek için sıvı ortama ihtiyaç duyar; bu ortam mukus örtüsü tarafından sağlanır. Mukus örtüsü, yüzeyi daha yoğun jel tabakası, derini ise daha akışkan seröz veya sol tabakasından ibarettir.
Sinüzit patogenezinde en önemli olay, ostiomeatal kompleks veya sinüs os-tiumu civarında mukozal ödem gelişmesidir. Mukozal ödem ile zaten dar olan sinüs ostiumu tıkanır; tıkanma ile sinüs içindeki oksijen konsantrasyonu düşer; bu durum silia fonksiyonlarını bozar ve sekresyonların koyulaşmasını sağlar. Koyulaşmış sekresyon da silianın görev yapmasını engeller. Sekresyonlar sinüs içinde birikir. Bu durum, bakteriyal çoğalma için uygun bir ortam oluşmasını sağlar.
Sinüzit gelişmesine predispozisyon oluşturan lokal faktörler, mukosilier fonksiyonun engellenmesine bağlıdır. Soğuk ve kuru hava solunması ve bazı ilaçlar (antihistaminikler gibi) mukosilier fonksiyonu bozarlar. İmmotil silia sendromunda, silia fonksiyonları olmadığı için sinüzit ve bronşit gelişir. Apikal dental enfeksiyon, ostiomeatal kompleks bölgesine travma, septum deviasyonu, allerji, adenoid vejetasyon, koanal atrezi, üst solunum yolları enfeksiyonuna bağlı mukozal ödem, uçak yolculuğu, yüzme ve dalma sırasında barotravma, kirli suda yüzme, nazal polip, burunda yabancı cisim, burun tamponu ve nazal tümörler sinüzite predispozisyon yaratan diğer lokal faktörlerdir. Sistemik faktörler arasında, malnütrisyon, diabet, steroid tedavisi, kan hastalıkları, kemoterapi, immün yetmezlik ve AİDS sinüzite predispozisyon oluşturur.
Sınıflandırma
Akut sinüzit, 4 haftadan daha kısa süreli sinüs enflamasyonudur. Subakut sinüzit, 4 hafta ile 3 ay arasında süren hastalıktır. Kronik sinüzit ise 3 aydan daha uzun süren enflamasyondur. Akut ve subakut sinüzit medikal olarak tedavi edilirken, kronik sinüzit cerrahi olarak tedavi edilmelidir. Kronik sinüzitte, predispozan sebepler düzeltilmeye çalışılır, sinüs ventilasyonu ve drenajı sağlanır. Sinüzit ayrıca, tutulan sinüse göre sınıflandırılır: Kronik maksiller sinüzit gibi. Tüm sinüslerin enfeksiyonla tutulu olması durumuna pansinüzit denir.
Semptom ve bulgular
Sinüzitte, başağrısı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, geniz akıntısı, öksürük, ağız kokusu, ateş, kırgınlık, halsizlik en belirgin şikayetlerdir. Çocuklarda perior-bital şişlik de görülebilir. Akut sinüzitte şikayetler daha belirginken, kronik sinüzit-
te daha hafif ve uzun sürelidir ve akut hecmelerle seyreder. Kronik sinüzitte, ateş ve sistemik semptomlar yoktur. Başağrısı, tutulan sinüs üzerinde hissedilebilir. Maksiller sinüzitte, üst dişlerde ağrı; etmoid sinüzitte, burun medialinde veya ret-roorbital ağrı; sfenoid sinüzitte, vertekste veya bitemporal bölgede ağrı görülebilir. Sfenoid ve etmoid sinüzitte ağrı, oksipital, parietal bölgede, vertekste, burunda ve retroorbital bölgede olabilir. Ağrı lokalizasyonu, her zaman tutulan sinüs hakkında fikir vermez. Maksiller sinüs, anterior etmoid hücreler ve frontal sinüs, ostiomeatal komplekse boşaldıkları için, bir sinüsteki enfeksiyon diğerine kolaylıkla yayılabilir; bu nedenle, genellikle bu üç sinüs birlikte tutulur.
Muayenede, burunda pürülan akıntı, nazofarinkste postnazal pürülan akıntı, burun mukozasında ödem ve hiperemi, tutulan sinüsün perküsyonu ile hassasiyet, predispozan durumların bulguları saptanabilir. Adrenalin ve pantokain emdirilmiş pamuk tamponlarla topikal anestezi ve dekonjesyon sağlandıktan sonra, endoskop ile burun muayene edilir. Ostiomeatal kompleks bölgesi ayrıntılı incelenir. Pürülan drenajın geldiği yer ve predispozan durumlar görülmeye çalışılır. Sinüzit teşhisi için hikaye, KBB muayenesi ve burun endoskopisi yeterlidir; sinüs grafileri her zaman gerekli değildir. Sinüs grafileri teşhisi desteklemek için kullanılabilir. VVaters' grafisi, maksiller, etmoid, frontal ve sfenoid sinüsün; Caldvvell grafisi, frontal ve etmoid sinüsün; kafa kaidesi grafisi, maksiller ve sfenoid sinüsün; yan kafa grafisi de frontal ve sfenoid sinüsün görüntülenmesi için yararlıdır. Sinüzitin yaygınlığı, predispozan durumlar ve ostiomeatal kompleksin anatomisi, en detaylı olarak, koronal planda çekilen paranazal sinüs bilgisayarlı tomografisi ile gösterilir.
Sinüzite sebep olan mikroorganizmalar, sinüs ponksiyonu, sinüs lavajı ile veya cerrahi eksplorasyon sırasında alınan kültür ile saptanır. Burundan alınan kültür, sinüsteki enfeksiyonun sebebini yansıtmaz. Bu nedenle, sinüzit tedavisi için, giri-şimsel olarak kültür alınmaz ve tedavi ampirik olarak belirlenir. Tedaviye cevap vermeyen, sistemik hastalığı nedeniyle sinüzite predispozisyonu olan ve genel durumu bozuk olan hastalarda, girişimsel olarak sinüs kültürü almak gerekebilir. Akut sinüzite sebep olan mikroorganizmalar, S. Pneumonia, S. Aureus, Grup A,B,C Strep-tococcus pyogenes, H. İnfluenzae, M. Catarrhalis ve daha az olarak bazı anaerob-lardır. Kronik sinüzitte ise en sık anaeroblar saptanmaktadır; Bacteroides, Veillonel-la, Rhinibacterium gibi anaerobların yanısıra, streptokoklar ve H. İnfluenza da kronik sinüzitte tespit edilir.
Tedavi
Akut sinüzitte tedavinin temelini antibiyotik tedavisi oluşturur. İlk seçilmesi önerilen antibiyotik, amoksisilindir. Normal dozu (40mg/kg/gün) yerine, 60mg/kg/gün verilmelidir. Tedavi süresi 10 gündür. Oral penisilinler, eritromisin ve sulfonamidler de seçilebilir. İkinci sırada, sulbaktam-ampisilin, amoksisilin-klavu-lonat, ikinci jenerasyon sefalosporinleri (sefuroksim, sefaklor), makrolidler (azitro-misin, klaritromisin) tercih edilebilir. Sinüzit komplikasyonlarının varlığında, sefuroksim, seftriakson tercih edilmelidir; kültür sonucuna göre, tedaviye aminogliko-zidler, vankomisin eklenebilir.
Antibiyotiğe ek olarak, mukoza ödemini çözüp sinüsü drenajına yardımcı olmak için, oral (psödoefedrin, fenilpropanolamin) veya topikal dekonjestanlar (na-fazolin, oksimetazolin, xylometazolin) verilebilir. Mukolitikler (guaifenesin, Kİ, ambroksol, N-asetilsistin), koyu sekresyonları olan hastalarda kullanılabilir. Anti-histaminikler, sekresyonları koyulaştırdıkları için sinüzit tedavisinde kullanılmazlar; sadece, predispozan sebep olarak allerjisi olan hastalarda faydalıdır. Serum fizyolojik ile yıkama, mukosilier akımı artırdığı, kısa süreli vazokonstriksiyona neden olduğu ve mekanik olarak burunu temizlediği için kullanılabilir. Analjezik-an-ti-inflammatuar ilaçlar, semptomatik olarak kullanılabilir; ağrı olduğunda mutlaka verilmelidir. Bulunulan ortamın nemlendirilmesi ve buhar uygulaması, özellikle havanın kuru olduğu kış aylarında faydalıdır.
Maksiller sinüs lavajı sadece, maksiller sinüsünde püy olan immünosuprese hasta ve tedaviye cevap vermeyen hastalarda yapılmalıdır. Lavajın amacı, sinüsteki püyü boşaltmak ve sinüsün havalanmasını sağlamaktır; kültür mutlaka alınmalıdır.
Komplikasyonlar
Yakın komşuluk, anatomik açıklıklar, tromboflebit ve osteomyelit yoluyla, sinüzit, etraf dokulara yayılarak, çeşitli komplikasyonlara yol açabilir. Sinüzit komp-likasyonu olarak, lokal, orbital, intrakraniyal ve solunum yolları ile ilgili komplikasyonlar görülebilir. Lokal olarak, kronik sinüzit, mukozal kalınlaşma, nazal polip, osteomyelit, oroantral fistül görülebilir. Solunum yollarında, adenoidit, tonsillofa-renjit, larenjit görülebilir. Akciğer hastalıklarının (kronik obstrüktif akciğer hastalığı, bronşial astım) şiddetini artırabilir. Kronik burun tıkanıklığı nedeniyle kor pul-
monaleye neden olabilir. Orbıtada, preseptal selülıt, orbıtal selulıt, subperıosteal abse, orbital abse ve körlük yapabilir. İntrakraniyal olarak, menenjit, epidural ve subdural abse, beyin absesi ve kavernöz sinüs tromboflebitine sebep olabilir. Komplikasyon varlığında, agresif medikal ve cerrahi tedavi uygulanmalıdır.
Kaynaklar
- Ballenger JJ: Diseases of the Nose, Throat, Ear, Head & Neck, Lea & Febiger, 1991.
- Cummings CW, Fredrickson JM, Harker LA, Krause CJ, Schuller DE (eds), Oto-laryngology-Head and Neck Surgery, Mosby Year Book Inc., St. Louis, 1993.
- Mackay IS, Bull TR: Scott-Brovvn's Otolaryngology, 4. cilt, 5. baskı. Buttervvorth & Co. Ltd., London, 1987.
- Paparella MM, Shumrick DA, Gluckman JL, Meyerhoff WL: Otolaryngology, 3. baskı, W.B. Saunders Company, Philadelphia, 1991.
- Bailey BJ, Pillsbury HC, III: Head & Neck Surgery-Otolaryngology. J.B. Lippincott Company, Philadelphia, 1993.
|