Horlama ve Uykuda Nefes Durması

DİKKAT!!! HORLAMANIZ MI VAR? O ZAMAN BU YAZIYI DİKKATLİCE OKUYUNUZ, ÇÜNKÜ HORLAMA YÜKSEK TANSİYON, KALP DAMAR HASTALIKLARI, FELÇ, BEYİN KANAMASI, ANİ GECE ÖLÜMLERİ GİBİ ÇOK CİDDİ SAĞLIK SORUNLARINA ZEMİN HAZIRLAYAN ve GÜNDÜZ UYKULULUK YAPARAK KAZALARA ZEMİN HAZIRLAYAN UYKU APNESİNİN HABERCİSİ OLABİLİR!!! 

Nedir?

Horlama erişkinlerin yaklaşık yarısında zaman zaman, %25’inde ise sürekli görülür. Önemli bir toplum sağlığı problemidir. Horlama yumuşak damak, küçük dil (uvula) ve dil kökünde bulunan yapıların hava akımı nedeniyle titreşmesi ile ortaya çıkan sestir. Horlama aslında kişinin kendisinin değil aslında yatak arkadaşının problemidir. Horlayan kişi için horlamadan ziyade buna eşlik eden nefes durması sıkıntı oluşturur. Uyku apnesi olarak adlandırılan uykuda nefesin 10 saniyeden uzun tutulması veya az alınması, buna bağlı kan oksijen seviyesinin düşmesi ve uykunun bölünerek bu sürecin sonlanması anlamına gelir.

Neden olur?

Horlama ve uyku apnesini ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Horlama, normalde horlamayanlarda alkol alımı, üst solunum yolu enfeksiyonuna bağlı burun tıkanıklıklarında görülebilir. Sürekli horlayanlarda ise sebep, uzun küçük dil ve sarkık yumuşak damaktır. Dil kökünün büyüklüğü, kiloya bağlı boyun ve boğaz bölgesinin de yağlanması ve havanın geçtiği alanın daralması asıl nedenidir. Burunda kemik kıkırdak eğriliği olanlar, burun içinde polip olanlarda da horlama olur.


Uyku apnesi genelde kısa boyunlu, göbekli şişman erkeklerde gözlenir. Yağlanmaya ve diğer nedenlere bağlı olarak boğaz bölgesindeki kasların gevşemesi ve burundan veya ağızdan aşağı hava geçişini engelleyecek şekilde bu bölgeyi kapatması nedeniyle oluşur. Beyni etkileyen, kasları etkileyen hastalıklar da uyku apnesine neden olur. Sigara, alkol, kilo, kalın boyun, geniş göbek çevresi, şeker hastalığı, sakinleştirici ilaç alınması yatkınlığı arttırır.

Ne yapmalı, ne zaman doktora başvurmalı?

Horlama sosyal bir problemdir. Bazı önlemler alınmasına rağmen devam ederse tıbbi destek almak gerekir. Bu önlemler içinde en önemlisi kilo verilmesi, kas gerginliğini sağlamak için düzenli spor yapılması, alkol ve sakinleştirici ilaç alınmaması, uykudan 2 saat önce ağır yemek yenmemesi, aşırı yorgunluktan sakınmak, stresten uzak durmak, sırt üstü değil yan yatmak ve yatağın baş kısmının eğimini arttırmak sayılabilir.

Uyku apnesi oldukça ciddi bir hastalıktır. Hipertansiyon, koroner kalp hastalığı, inme gibi pek çok hastalığa zemin hazırladığı için dikkat edilmesi gerekir. Kişinin uyku kalitesi bozulmuşsa, sabah yorgun kalkıyor ve gün içinde konsantrasyon bozukluğu yaşıyorsa, sürekli uyuma ihtiyacı duyuyor ve olur olmaz yerde uyuyakalıyorsa mutlaka uyku hastalıkları ile ilgilenen bir merkeze başvurması gerekmektedir. Gece oluşan ani ölümlerin en önemli nedenlerindendir. Uyku apnesinin derecesi, şiddeti önemlidir. Yapılacak tedavi şekillerini etkiler.

Tanı için ne yapılmalı?

Uyku testi olarak adlandırılan polisomnografi bu hastalığın tanısını koymak için altın standarttır. Bir gece hastanede yatarak bu test yapılır. Bazen evde bu testin uygulanabileceği portatif test aletleri de kullanılabilir. Bu test ile kişinin kan oksijen seviyeleri, beyin dalgaları ve solunumu takip edilir. Sonuç olarak saat başına düşen nefes durmaları sayısal bir değer olarak rapor edilir. Horlama için yatak arkadaşının şikayeti yeterlidir. Kent KBB Dal Merkezi’nde dünyanın bu konudaki en gelişmiş cihazlarından olan aynı anda 55 farklı parametrenin kaydını yapan Philips Respironics Alice 5 uyku testi cihazları bulunmaktadır.  Orta –ileri derceli uyku apnesi tespit edilen hastalar bir gece daha yatırılarak basınçlı maske basınç ölçümleri(CPAP titrasyonu) ve denemesi yapılmaktadır.

Nasıl tedavi edilir?

Horlama ve uyku apnesinin tedavi edilebilen hastalıklar olduğunu unutmamak gerekir. Şu iyi bilinmelidir ki horlama ve her derece uyku apnesinin tedavisinde eğer varsa burun tıkanıklığının düzeltilmesi esastır. Bu nedenle gerekli ilaç tedavileri ve gerekli cerrahiler uygulanmaktadır. Damak ve dil köküne yönelik gevşek dokuların sertleştirilmesi ve hava yolunun genişletilmesi esasına dayanan cerrahi tedaviler vardır. Lazer, radyofrekans ve klasik cerrahi kullanılarak pek çok işlem yapılabilir. Damağa implant yerleştirilmesi son yıllarda geliştirilen bir tekniktir. Şiddetli vakalarda çenenin ve dil kökünün öne çekilmesi amaçlı cerrahi müdahaleler yapılabilir. Büyük bademciği olanlarda bademciklerin alınması gerekir. Burun tıkanıklığının düzeltilmesi hastalığı rahatlatacaktır. Kliniğimizde bu konuda uygulanmakta olan cerrahiler için en son ve modern tüm gereçler bulunmaktadır. Ameliyat olmak istemeyenler ağız içi apereyler veya sürekli burundan hava basan (CPAP) aletleri kullanabilir. Horlama veya uyku apnesinin ilaçla tedavisi mümkün değildir.

Korunmak için ne yapılmalıdır?

Horlayan ve uyku apnesi olan hastalar kilo verirlerse, alkol ve sakinleştirici ilaç almazlarsa, yan yatarlarsa ve burun pasajları açık olursa oldukça rahatlayacaklarını unutmamalıdırlar.

Tedavi edilmezse ne olur?

Uyku apnesi çok ciddi sonuçları olan bir sağlık problemidir ve çoğu zaman tek habercisi horlamadır.  Tedavi edilmediği taktirde hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, akciğer hastalıkları, felç, beyin kanaması, ani gece ölümleri gibi pek çok ciddi duruma zemin hazırlamaktadır. Ayrıca gündüz uykululuk ve konsantrasyon bozukluğu yaparak trafik, iş ve ev kazalarına yol açabilmekte ve bireylerin iş ve okul başarılarını olumsuz etkilemektedir. Tüm bu nedenlerden dolayı son yıllarda önemi giderek daha fazla anlaşılmıştır.